Ana Sayfa Blog Sayfa 46

Deliha

0

Deliha, hikayesinin merkezine saf, temiz kalpli ama bir o kadar da deli dolu olan Zeliha’yı alıyor. Zeliha, arkadaşlarıyla bir gün fal baktırmaya gidiyor ve hayatının aşkını çok yakında bulacağını duyunca hayatı tamamen bunun üzerine kurulu hale geliyor. Aynı gün mahallede bir fotoğrafçı dükkanı açılıyor. Oldukça yakışıklı olan Şirinceli Cemil ve kardeşi Cemal de dükkanın sahipleri. 10 saniyede merdivenleri inerse hayatının aşkını bulabileceğine inanan ve mahallelinin diline “Deliha” diye düşen genç kadın, dükkana adeta dalıyor ve işler komik bir şekilde karışmaya başlıyor.

Yönetmen: Hakan Algül

Oyuncular: Gupse Özay, Derya Alabora, Cihan Ercan

Tür: Romantik / Komedi

Ülke: 2014 / Türkiye

Simge’den Yeni Şarkı: Söyleme

0

Listelerde aynı anda birçok şarkısı üst sıralarda yer alan Simge hız kesmeden üretime devam ediyor. Söz ve müziği ‘Aşkın Olayım’da da imzası olan Onurr’a ait ‘Söyleme’ ile müzik severlerle buluştu.

Simge ‘Aşkın Olayım’ ile 2023 yılında Spotify başta olmak üzere tüm dijital platformlarda en çok dinlenen şarkı oldu. Bu rüzgâr sürerken KÖFN grubuyla söylediği ‘Yakışıklı’ ile de 16 hafta boyunca radyolarda birinci sırada kalarak zirveden inmedi. Simge en son Mavi Gri ve Ozan Bayraşa iş birliği ile ortaya çıkan ‘Bir Şehri Sevmek’ ile bir kez daha sevenlerine unutulmaz bir şarkı sunmuştu.

Hem arka arkaya çıkardığı şarkılar ile hem de artık klasikleşen ‘Mış Mış’, ‘Üzülmedin mi?’, ‘Yankı’, ‘Öpücem’ gibi parçalarıyla dinlenme rekorları kıran Simge yine yepyeni bir hit ile adından söz ettirmeye hazırlanıyor. Müzikteki son trendleri takip eden ve adeta dinleyicilerin nabzını tutan Simge bu kez ‘Söyleme’ ile hayranlarını peşinden sürükleyecek. ‘Söyleme’nin söz ve müziği son yılların en büyük hiti ‘Aşkın Olayım’da olduğu gibi Onurr’a ait. Düzenlemeyi ise Şener Engin yaptı.

‘Söyleme’nin tanıtım fotoğraflarını ve klibini Simge ile birçok kez çalışan Seçkin Süngüç çekti. Hem şarkı hem de geçen yaz Çeşme’de çekilen klip dinleyiciyle buluştu.

Hayalimdeki Düğün

0

Genç bir çift olan Darcy ve Tom evlenmeye karar verir. Bu onların dışarıdan oldukça sevecen gözüken ancak oldukça inatçı olan ailelerinin de bir araya gelmesi demektir. Bu durum kutlama için tehlike oluşturacak olsa da onları bekleyen tek sorun bu değildir. Düğünde konuklardan biri rehin alınınca işler iyice karışır. Sevdiklerini korumak için ellerinden geleni yapan çiftin ilişkisi de bu süreçte sınanır.

Yönetmen: Jason Moore

Oyuncular: Jennifer Lopez, Josh Duhamel, Lenny Kravitz

Tür: Aksiyon, Komedi, Romantik

Ülke: 2022 / ABD

Ergenlik Döneminde Ailelerin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

0
Psikolog Duru Erdem ergenlik döneminde ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler verdi.
 
Ergenlik dönemindeki çocukların davranışlarının ebeveynleri zorlayıcı bulmasının çok yaygın bir durum olduğunu kabul ediyoruz. Bu dönemde gençlerin yaşadığı karmaşık duygusal ve fiziksel değişimler, ebeveynler için anlayış ve sabır gerektirir.
 
Gençlerin davranışları sıklıkla kafa karıştırıcı, stresli ve endişe verici olabilir. Ancak, bu davranışların çoğu ergenlik sürecinin doğal bir parçasıdır ve genellikle ciddi bir sorunun işareti değildir. Hormonal değişimler, vücutta meydana gelen değişiklikler, kimlik arayışı, arkadaş gruplarının etkisi ve artan bağımsızlık isteği gibi faktörler, gençlerin duygusal dengesizlikler yaşamasına ve davranışlarının değişmesine neden olabilir.
 
Ebeveynlerin bu dönemde dikkate alması gereken bazı önemli noktalar vardır. İlk olarak, sabır ve anlayış göstermek çok önemlidir. Gençlerin yaşadığı duygusal dalgalanmaları anlamaya çalışmak ve onlara destek olmak, ilişkinin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini sağlar. İkinci olarak, iletişim kanallarını açık tutmak önemlidir. Gençlerin duygularını ifade etmelerine ve sorunlarını paylaşmalarına izin vermek, onların kendilerini ifade etmelerini ve güven duymalarını sağlar. Üçüncü olarak, sınırların belirlenmesi ve tutarlı bir disiplin yaklaşımının benimsenmesi gerekmektedir. Bu, gençlerin sorumluluklarını anlamalarına ve davranışlarının sonuçlarını kavramalarına yardımcı olur.
Tüm bunların yanında gençlerle kaliteli vakit geçirmenin yolları araştırılabilir. Ergenlik çağındaki çocuğunuzla kaliteli zaman geçirmek, ona sorular sorma ve günlük konuşmalarda gündeme gelmeyecek konular hakkında konuşma fırsatı verir. Gençlerin sürekli değişen yaşamlarında yol alırken rehberliğe ve desteğe ihtiyaçları vardır, bu nedenle ebeveynlerin bu zamanlarda orada olmaları ve onları yakından dinlemeleri önemlidir. Onları desteklemek için orada olduğunuzu bilmek, çocuğunuzun yeni şeyler denemek ve yeni fikirler keşfetmek için kendine güven geliştirmesine yardımcı olur.
 
Psikolog Duru Erdem,” Son olarak, ebeveynlerin kendi duygusal refahlarına da dikkat etmeleri önemlidir. Ergenlik dönemi, ebeveynler için de stresli bir süreç olabilir ve bu nedenle kendilerine zaman ayırmak ve destek almak önemlidir.Tüm bunlar, ergenlik dönemindeki çocuklarla sağlıklı bir ilişki kurmanın ve onları desteklemenin önemli yollarıdır. Ebeveynlerin sabırlı, anlayışlı ve destekleyici olmaları, gençlerin bu dönemi daha iyi yönetmelerine ve sağlıklı bir yetişkinlik dönemine hazırlanmalarına yardımcı olacaktır.” dedi.

Kıbrıs’a Yıldız Tilbe Damgası

0

Türk pop müzikte yazıp söylediği şarkılarla efsane mertebesine ulaşan Yıldız Tilbe Kıbrıs’taki Limak Cyprus Deluxe Hotel’de verdiği konserle bayramın ilk gününe damgasını vurdu. Tilbe, dünden bugüne hit olmuş şarkılarından oluşan yenilenmiş repertuarı ile hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı.

Günler öncesinden tüm rezervasyonları dolduran Yıldız Tilbe 9 Haziran’da Beşiktaş’taki Tüpraş Stadı’nda vereceği konserin hazırlıklarını da son hızıyla sürdürüyor.

Evcil Hayvan Bakımında Sıkça Yapılan 15 Hata

0

Veteriner Hekim Uğur Selin Çelikten, kedi ve köpeklerin sağlık ve refahını etkileyen; doğru olduğuna inanılan yanlışlar hakkında evcil hayvan sahiplerini bilgilendirdi. Yaz aylarında köpekleri sık yıkamayın uyarısında bulunan Uğur Selin Çelikten, ”Yanlış rutinler uzun vadede hayvanları yıpratır. Doğru beslenme ile obezite, böbrek hasarı, hatta kanser gibi vakaların önüne geçmek mümkün” dedi.

Evcil hayvanlar, yaşamımıza neşe ve sevgi katan dostlarımızdır. Onların sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesini sağlamak ise sorumluluk gerektirir. Ancak ne yazık ki, bazı durumlarda doğru olmayan bilgilere dayanarak yanlış uygulamalar yapabiliyoruz. Veteriner Hekim Uğur Selin Çelikten, özelikle kedi ve köpeklerde yanlış beslenme neticesinde yaşanan sağlık sorunlarına dikkat çekti. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için kedi ve köpeklerin nasıl beslenmesi gerektiğini anlatan Çelikten, evcil hayvan bakımında doğru bilinen yanlışları şöyle sıraladı:

1-KEDİLER SÜTLE BESLENMELİDİR

Bilinenin aksine sütteki laktoz kedilerin ishal olmasına sebep olur. Hatta yeni doğan ve anne sütü içen yavrulara bile süt verilmemelidir. Kedilerin taurin gibi vitaminleri alması gerektiği için kaliteli bir mamayla beslenmeleri yeterli olacaktır.

2-YENİDOĞAN YAVRU KEDİLERE KEÇİ SÜTÜ VERİLEBİLİR

Keçi sütü çok besleyici olsa dahi yavru kedilere verilmesi doğru değildir. Şayet anne kedi, bebeklere bakmıyorsa veya kedilerin annesi yoksa; bebekleri beslemek için özel kedi sütü tozları alınmalı, bunlar biberonda ılık suyla karıştırılıp, 2 saat aralıklarla yavru kediler beslenmelidir.

3-KEDİLERİN SADECE BALIK İLE BESLENMESİ

Kedilerin sadece balıkla beslenmesinin yanlış olduğu yaygın bir inanıştır. Balık, kediler için protein ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir kaynaktır, ancak tek başına dengeli bir beslenme sağlamaz. Aşırı balık tüketimi, kedilerde tiroid sorunlarına ve beslenme dengesizliğine yol açabilir. Kedinizin beslenmesinde kırmızı et, tavuk, ve kedi maması gibi çeşitli kaynaklardan faydalanmalısınız.

4-KEDİM/KÖPEĞİM EVDEN ÇIKMIYOR AŞIYA İHTİYACI YOK!

Kediniz/köpeğiniz evden çıkmasa dahi; düzenli aralıklarla aşı yaptırmanız gerekir. Buna ek olarak iç ve dış parazit ilaçlarını da ihmal etmemeliyiz. Çünkü pet sahipleri olarak, kıyafetlerimizle veya ayakkabılarımızla bile eve mikrop taşıyabiliriz. Pireler ve parazitler, penceremize konan bir kuş tarafından bile kolaylıkla evimize girebilir. Bunu daima hatırlayalım.

5-KISIRLAŞTIRIRSAK DOĞASI BOZULUR

Hayvanları kısırlaştırmak kedi ve köpeklerin doğasını bozmadığı gibi sürekli kızgınlığa girip çiftleşememesi ev hayvanlarının ruh halini daha çok bozmaktadır. Ayrıca üreme hormonları kansere yakalanma riskini oldukça yüksek oranda artırmaktadır.

6-EVCİL HAYVANLAR KISIRLAŞTIRMADAN ÖNCE BİR KERE DOĞURMAZSA DOĞASI BOZULUR

Evcil hayvanlarda doğum yapmanın, doğayı bozma ya da bozmama üzerine bir etkisi yoktur. Aksine hiç doğurmadan, hatta hiç kızgınlığa girmeden kısırlaştırılan hayvanlar. daha sağlıklı olmaktadır.

7-KÖPEKLERİN BURNU ISLAKSA SAĞLIKLIDIR

Köpeklerin burnunun ıslak ya da kuru olması keskin bir şekilde sağlıklı veya sağlıksız olduğu anlamına gelmez. Evet bazen burunda kuruluk yüksek ateş veya bazı deri ve cilt hastalıklarını düşündürebilir ama bu bir kaide değildir. Bazı hayvanların burnu kuru ama sağlıklıdır, bazıları ise burnu ıslak ama sağlıksızdır.

8-HAYVANLARIN TÜKÜRÜKLERİ DEZENFEKTEN ETKİLİDİR O YÜZDEN YARALARINI YALAYARAK TEMİZLEMELİ VE İYİLEŞTİRMELİDİRLER

Hayvanların ağzında da insanlarda olduğu gibi milyonlarca bakteri yaşamaktadır. Bu yüzden yaralarını veya deri lezyonlarını yalamaları o bölgeyi temizlemediği gibi; sürekli olarak dilleriyle aşındırmaları, durumu git gide daha kötü hale getirecektir. Bu yüzden hastaya bu tip bir durumda yakalık takmak doğru olacaktır.

9-KEDİLERİN BIYIKLARI DENGE SAĞLAR BU YÜZDEN BIYIKLARI ASLA KESİLMEMELİDİR

Kedilerin bıyıkları karanlıkta etraflarındaki nesnelere değerek uzaklığı anlamalarını sağlar. Bıyıkları dökülürse veya kesilirse herhangi bir denge kaybı yaşamazlar.

10-BİZİM PET HAYVANIMIZ ÇOK SAĞLIKLI GÖZÜKÜYOR O YÜZDEN HERHANGİ BİR TEST YAPTIRMIYORUZ

Aynı insanlar gibi hayvanlar içinde düzenli check-up çok önemlidir. Bir doktorun dışarıdan baktığında vücudun içinde ne olup bittiğini anlaması mümkün değildir. Ayrıca birçok hastalığın erken tanısı herhangi bir belirti olmamasına rağmen rutin testler sırasında konulur. Üstelik küçük dostunuz bir sorun olduğunda size gelip bu sorunu dile getiremeyeceği için yeme içmesi normal, enerjisi yerinde dahi olsa düzenli kontrolleri yapılmalıdır.

11-KEDİLER NANKÖR HAYVANLARDIR

Kediler sahiplenildiği aile bireyleriyle derin bağ kurarlar hatta bazen sahibinin mutsuz olduğunu ya da ağrı çektiğini bile anlayabilmektedirler. Sadece köpekler gibi itaatkâr ve eğitime açık olmadıkları için daha başına buyruk ama yine de sahibine ve evine çok bağlı olabilen hayvanlardır.

12-KEDİLER HEP 4 AYAK ÜZERİNE DÜŞERLER

Kediler denge sağlamakta çok iyi hayvanlar olsa da yüksekten düşmeleri hep bu durumla baş edebilecekleri anlamına gelmez. Hep dört ayak üstüne düşmedikleri gibi yüksekten düşmelerde kemik kırıkları ve iç kanama gibi travmaya bağlı sorunlar onlarda da görülmektedir.

13-KÖPEKLERİN VE KEDİLERİN TÜYLERİNDEN İNSANLARA KİST VE PARAZİT BULAŞIR

İç parazit ilaçlamaları düzenli olarak yapılan bir hayvandan insana; ne iç parazit, ne de kist bulaşmaz. İçiniz rahat bir şekilde düzenli aşılamaları yapılmış bir hayvana sarılıp öpebilirsiniz.

14-KEDİ VE KÖPEKLER HAMİLELER VE ÇOCUKLAR İÇİN ÇOK ZARARLIDIR

İç ve dış parazit ilaçlamaları düzenli yapılan kedi veya köpeklerin hamile ve çocuklara zararı olmadığı gibi psikolojileri için de oldukça faydalıdır.

15-SIK SIK DUŞ ALDIRMAK

Bazı evcil hayvan sahipleri, hayvanların genel temizliği ve ferahlığı için özellikle yaz aylarında sevimli dostlarına sık sık duş aldırıyor. Bu oldukça yanlış bir davranış… Mantar nemli ortamları seven bir patojendir dolayısıyla sürekli ıslak olmak, kedi ve köpeklerin bu hastalığa yakalanmasına neden olur. Evcil hayvanlara sürekli duş aldırmak aynı zamanda cilt pH’ını bozup cildin üstündeki cilt koruyucu özelliği olan sebumu da alacağından; derinin zarar görmesine neden olur. Köpeklerin ayda bir kez yıkanması gerekir. Ayrıca, bebek şampuanı kullanılmamalıdır çünkü insan cilt pH’ı ve hayvanların pH’ı birbirinden farklıdır. Evcil hayvanlar yıkandıktan sonra çok iyi durulanmalı, havluyla suyu alındıktan sonra asla nemli bırakılmamalı ve kurutma makinesiyle kupkuru olana kadar kurutulmalıdır.

KÖFN aynı anda 4 şarkıyla birden listelerde

0

Salman Tin ve Bilge Kağan Etil’den kurulu pop müziğin popüler grubu KÖFN aynı anda 4 şarkıyla birden listelerde! Grup ‘Yakışıklı’, ‘Gitme Sana Muhtacım’, ‘Bi Tek Ben Anlarım’ ve ‘Al Aramızdan’ şarkılarıyla rekorlar kırarak kendisiyle yarışıyor…

Son dönemde Türkçe popun zirvesine tırmanmayı başaran, elektronik-pop müzik türünün en önemli ikilisi olmayı başaran KÖFN ile Simge’nin ortak projesi ‘Yakışıklı’ 16 haftadır listelerin zirvesinde. Bu şarkı ile liderliğini koruyan KÖFN yeni single’ı ‘Gitme Sana Muhtacım’ ile de listelere hızlı bir giriş yaptı. İlk haftasında zirveye göz kırpan şarkı ‘Selami Şahin Şarkıları 2’ albümünde yer alıyor.

KÖFN ayrıca yine 17 hafta üst üste 1 numara olan şarkısı ‘Bi Tek Ben Anlarım’ ve ‘Al Aramızdan’ ile listelerde başarısını devam ettiriyor. Böylece 4 şarkısıyla birden radyo ve TV müzik kanallarında en çok yayınlanan şarkılar arasında kendisiyle yarışıyor.

Konserlerine hız kesmeden devam eden KÖFN tüm gençlik festivallerinin en çok talep gören ismi olarak yeni neslin favori grubu olduğunu da kanıtlıyor.

Duygusal Boşluğu Doldurmak: Kleptomani

0

Klinik Psikolog Selin Erekli kleptomani hakkında bilgiler verdi.

Duygusal boşluğu doldurmak için çeşitli yollar vardır ve bunlardan biri kleptomani gibi zararlı davranışlar olabilir. Kleptomani, kişinin içinde bulunduğu duygusal boşluğu doldurmak veya duygusal rahatlama sağlamak amacıyla istemsiz bir şekilde çalma eylemini gerçekleştirmesidir. Bazı zamanlarda içinizde derin bir boşluk hissedersiniz. Bu boşluk bazen ebevenylerimizin, bazen travmalarımızın bazen de hayat koşullarımızın yarattığı bir boşluktur. Hayatımızın önemli bir kısmında bu boşluğu kapatmak için uğraşırız. Bazılarımız bunu yeni deneyimlerle, sağlıklı ilişkilerle doldururken bazılarımız ise kendisine ve çevresine zarar verecek şekilde bunu doldurmaya çalışır.

Kleptomani, bir tür dürtü kontrol bozukluğu olarak kabul edilir ve kişi bu davranışı gerçekleştirdikten sonra genellikle suçluluk, utanç veya pişmanlık duyar. Ancak, duygusal boşluğu doldurmak için kısa süreli bir rahatlama sağlar. Ancak, uzun vadede bu davranış, kişinin yaşamında sorunlara ve olumsuz sonuçlara neden olmaktadır.

Duygusal boşluğu doldurmak için daha sağlıklı ve yapıcı yollar bulmak önemlidir.

Kleptomaninin sebepleri üzerinde kesin bir açıklama söz konusu değildir. Serotonin, dopamin ve opioid sistemi (Dürtü kontrolü sağlayan bölge) ile ilgili problemlerin bu rahatsızlığı ortaya çıkardığı ifade edilmektedir. Aile geçmişinde obsesif kompulsif bozukluk ve kleptomani öyküsü olması, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kişinin kaygı bozukluğu gibi başka rahatsızlıklarının olması risk faktörü olarak görülmektedir.

Duygusal zekayı artırmak ve duygusal becerileri geliştirmek, duygusal boşluğu doldurmanın etkili bir yoludur. Öz-farkındalık, duyguları yönetme ve ilişki becerileri gibi alanlarda çalışmak, duygusal refahı yükseltir. Sağlıklı ilişkiler kurmak ve destekleyici bir sosyal çevre oluşturmak, duygusal boşluğu doldurmanın önemli bir yolu olur. Aile, arkadaşlar ve topluluk ile bağlantı kurmak, duygusal ihtiyaçları karşılamaya yardımcı olur. Hobiler ve aktiviteler, duygusal boşluğu doldurmak için sağlıklı bir çıkış yolu görülür. Kendinizi geliştiren ve keyif aldığınız aktivitelere zaman ayırmak, duygusal refahı arttırır ve duygusal boşluğu doldurur.

Kültür İflası Mı Yaşıyoruz?

0

Ramazan Bayramı yaklaşıyor. Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışma gibi duyguların arttığı bayramların, insanların birbirine yakınlaşması için fırsat olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Klinik Psikolog Melek Abca, “Köklerimizin, geldiğimiz toprakların, atalarımızın bize bıraktığı manevi zenginliklerin kıymetini bilmeli, bunları hatırlamak için bayramları iyi değerlendirmeliyiz” açıklamalarında bulundu.

2000’li yıllardan itibaren, milenyum çağının getirdiği teknolojik imkanların da insanları daha çok koşuşturmaya, yanı sıra bireyselleşmeye ittiğini söyleyen Abca, şöyle konuştu:

“Yeni çağın getirileri bizi kendi farkındalığımızdan uzaklaştırdı; geleneklerimizden, kültürümüzden, masallardan, hikayelerden, o bilgelik boyutumuzdan uzaklaştırdı. Teknolojinin nimetlerini yaşamak varken onu yanlış kullandık. Yaşanan pandemi süreci bize yeniden birlik olmanın, birbirimizle paylaşmanın, kültürümüze sahip çıkmanın önemini hatırlattı. Şimdi hatırladıklarımızı tekrar yaşatma, öğrendiklerimizi sonraki nesillere aktarma vakti…”

Ciddi bir kültür iflası yaşandığını belirten Abca, “Ekosistemlere baktığımızda her varlığın, her nesnenin birbirine bir aidiyeti var, bütünlüğü var. Biz bu bütünlük içerisinde sadece birbirimizle değil, doğada birçok şeyin; ağacın, toprağın, güneşin farkındalığını unuttuk. Şükran duymayı unuttuk, şükretmeyi unuttuk. Hep “Anılarım geride kaldı, çocukluğum, büyüklerimiz geride kaldı’’ diye yakınıyoruz, ancak bu gidişatı da değiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

“Çocuklarımıza manevi rehber olmalıyız”

Günümüzde abartılı bir “kendi kendine yeterlilik” durumunun yaşandığını belirten Abca, “Atalar ve derin aile hikayelerinin unutulması, birbirimizle, dünyayla, vefat eden aile bireylerimizle ve geçmişimizle nasıl yaşayacağımıza dair hiçbir yönergenin olmayışı ciddi bir sorun. Bizi bağlayan ve birleştiren ortak hikayelerle, atalarımızın topraklarıyla bağlantımızı yeniden kurmalı, çocuklarımızı da yönlendirerek onlara manevi rehber olmalıyız. Onların kişisel gelişimine katkı sağlarken, onlara birlikte var olmayı da öğretmeliyiz. Çocuklarımızla film izleyelim sabah kahvaltıları yapalım. Ama tek başına bunlar yetmiyor. Bizim geleneklerimizi, masallarımızı, kadim bilgileri bilge büyüklerimizden alıp, çocuklarımıza da aktarmalıyız” açıklamalarında bulundu.

“Bayram, aile bağlarını pekiştirmek için çok önemli bir fırsat”

Bayramda, ailenin tüm üyelerinin bir araya geldiği etkinliklerin, aile bağlarının pekiştirilmesi için çok önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Abca, “Geniş aile olarak tanımlanan büyükanne, büyükbaba başta aile büyükleri ve yakınlara ziyaretler düzenlemek, eskiden olduğu gibi bayram kahvaltılarında bir araya gelmek, çocukların psikolojik gelişimine de katkı sağlar. Çünkü çocuklar her zaman sadece ebeveynlerinin değil diğer aile büyüklerinin de yaşam deneyimlerine ve rehberliklerine ihtiyaç duyarlar. Memleket ziyaretleri aile bireylerine doğdukları, büyüdükleri yerleri görme, anılarını tazeleme ve paylaşma olanağı da sağlar. Bu fırsatları iyi değerlendirmeli, kültürümüze sahip çıkmalıyız” dedi.

Sibel Selvi’den video çağında etkili içerik oluşturmaya dair önemli ipuçları

0

Okumuyoruz! Evet dinamikler değişti, tüketim çağında hızlı olan kazanıyor, uzun içerikler yerine kısa videolar tercih sebebi oluyor ama bir yerlerde eksik bir şeyler yapıyoruz. TÜİK’in verilerine göre; ülke olarak günde 6 saat TV izleyip, 4 saatimizi internette geçiriyor, okumaya sadece 1 dakika ayırabiliyoruz. Bu oranlara baktığımızda okumayıp izlediğimizi söylemek elbette mümkün. Ama bunu değiştirmek ve okuma kalitesini artırmak için içeriklerin kalitesinin de artması gerekiyor. Bu noktada şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, etkili içerik yalnızca güzel görünen bir şey yaratmakla ilgili değildir; değer sunmak ve hedef kitlenizle anlamlı bir bağlantı kurmakla ilgilidir. Etkili içerik için bazı kilit noktalar bulunuyor. Bunlar arasında öne çıkanlar ise mesajınızın açık, ilgi çekici ve hedef kitlenizde yankı uyandırması olarak sıralanabilir. Elbette içeriğin performansını düzenli olarak analiz etmek ve alınan geri bildirimlere göre uyarlamalar yapmak da başarının devam etmesine katkıda bulunacaktır. İnomist İletişim Danışmanlığı Ajans Başkanı Sibel Selvi, okumanın azaldığı video çağında etkili içerik oluşturmaya dair önemli ipuçları paylaştı.

Yola hedef kitleyi anlayarak ve net hedefler belirleyerek çıkın

Tanımadığımız birine seslenmek boşluğa seslenmekten farksızdır, dolayısıyla içerik üretirken hedef kitleyi tanımlamalı, hedef kitleyi tek bir personaya dönüştürmeli. İçeriğin kime yönelik olduğunu, onların ilgi alanlarını, ihtiyaçlarını ve tercihlerini anlamalı. Bu, içeriklerimizi onlarla rezonansa girecek şekilde uyarlamamıza yardımcı olacaktır. Hedefler söz konusu olduğunda diğer bir mesele ise amacı belirlemek. Eğitmeye, eğlendirmeye, ilham vermeye, ikna etmeye veya bilgilendirmeye mi çalışıyorsunuz? Hedeflerinizle uyumlu içerik oluşturmak için hedeflerinizi netleştirin. Sade ve net mesajlarla, hedefe yönelik ve sonuç odaklı ilerleyin.

Her gün aynı tarz içeriklere maruz kalmaktan sıkılmadık mı?

Evet, artık içerikler okunmuyor diyoruz ama bu noktada içerik üreticilerinin çuvaldızı kendine batırma zamanı geldi. Çünkü çoğu içerik birbirini tekrar eder oldu, bu da özellikle sosyal medya kullanıcılarını daha çok izlemeye yöneltti. Bu noktada belki de mor inek olmak gerekiyor. İnternetin derinliklerine inmek, bilgi toplamak ve farklı bakış açılarıyla içeriğe odaklanmaksa şart. Doğru ve değerli bilgiler sağlamak için konu hakkında derinlemesine araştırmalar yapılmalı. Hatta iddialarınızı güçlü kılmak için güvenilir kaynaklar kullanılmalı. Merak uyandıran ve izleyiciyi okumaya, izlemeye veya dinlemeye teşvik eden bir başlık veya giriş yapılmalı. Daha ilk kelimelerden okuyucunun zihnine girebilmeli, beyninin kıvrımlarından sızarak merakını harekete geçirmeli. İlgi çekmenin bir diğer yolu da görseldir, beynin görsellere verdiği tepkiler oldukça şaşırtıcı. Dolayısıyla içerikler iyi görsellerle güçlendirilmeli; fotoğraflar, infografikler, videolar ve grafikler gibi görsel öğeler içeriğin çekiciliğini artırabilir ve karmaşık bilgilerin aktarılmasına yardımcı olabilir.

Değer sağlayan içerikler üretmek şart

Okumanın en güzel yanı da o içerikten bir fayda elde edeceğini bilmektir. Bu noktada içeriğin bir yapısı ve inşası olmalı. İçerikler net bir başlangıçta, orta ve sonla mantıksal olarak düzenlenmeli. Taranabilir ve takip edilmesi kolay hale getirmek için başlıklar, alt başlıklar ve madde işaretleri kullanılmalı ki, okuyucu alacağı faydayı en kolay şekilde alabilsin. Değer sağlama noktasında ise içeriğin sorun çözücü olmasını bekliyoruz. Bu noktada içerik oluşturucuları hedef kitlesinin ihtiyaçlarını veya sıkıntılı noktalarını ele alabilir. Hayatlarında uygulayabilecekleri çözümler, bilgiler veya pratik tavsiyeler sunabilir.

İçerikler bir hikâye anlatmalı

Duygu ve ilişkilendirilebilirlik artık her zamankinden daha önemli… Duyguları uyandırmak ve hedef kitleyle daha güçlü bir bağ oluşturmak için içeriklere anlatılar veya kişisel anekdotlar eklenebilir. Burada minik bir not, ne kadar sevsek de mesleki jargonlardan kaçınmak önemli. Basit, anlaşılması kolay bir dil kullanılan hikâye daha çok kişiye ulaşabilir. Hedef kitle bunlara aşina olmadığı sürece gereksiz teknik terimlerden veya karmaşık sözcüklerden kaçınılmalı. Hikayeler harekete geçirici mesajlarla güçlendirilmeli. Sorular sorarak, yorumları teşvik ederek veya fikirlerini paylaşmalarını önererek okuyucunun içerikle etkileşime geçmesi teşvik edilmeli.

SEO için optimize edilmiş güncel içeriklerle hep popüler kalın

Anahtar kelime entegrasyonunu bilmeyen yoktur. Mümkünse içeriklerin arama motorlarında keşfedilebilirliğini artırmak için alakalı anahtar kelimeler araştırılmalı ve kullanılmalı. Bu kapsamda yazının bir formatı da olmalı. Hedef kitleye ve mesaja bağlı olarak blog gönderileri, videolar, podcast’ler, sosyal medya gönderileri veya e-kitaplar gibi uygun format seçilmeli ve SEO optimizasyonu bu şekilde yapılmalı. Elbette formatı ne olursa olsun içeriklerin güncelliğini koruması şart, bunun için trendleri takip etmek de… İçeriğin ilgili ve güncel kalmasını sağlamak için sektör trendlerini ve değişiklikleri takip edin, sabit değil proaktif kalın.