Ana Sayfa Blog Sayfa 44

‘Çocuklarımız, yarınların umutları ve teminatıdır’

0

KKTC- Şehit Ertuğrul İlkokulu 23 Nisan gösterisi düzenledi. Şehit Hüseyin Russo Stadı’nda düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 23 Nisan’ın Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği önemli bir gün olduğunu belirterek, çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı.

Çocuklara büyük önem ve değer verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Sergilenen gösterilerle bizleri gururlandırmaktasınız. Sizlere yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
 
Çocukların, yarınların umutları ve teminatları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, 104 yıl önce ‘Egemenlik milletindir, irade milletindir’ diyen Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurduğunu ve bu tarihi dünya çocuklarına bayram olarak armağan ettiğini vurguladı.
 
Kıbrıs Türkü’nün büyük Türk Milletinin ayrılmaz ve kopmaz bir parçası olarak 104 yıldır bu bayramı kutladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde egemenliğin çok önemli olduğuna dikkat çekti.
 
Gelecekte barış, huzur ve güven içinde ülkeyi yönetecek ve ülkeye sahip çıkacak çocuklara güveninin tam olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, çocukların yetiştirilmesinde emeği geçen öğretmenleri ve aileleri tebrik etti.

Tatar: Ayrımcı ve Rum Yanlısı Tutumunuzdan Vazgeçiniz

0

KKTC- Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Annan Planı ile ilgili olarak yapılan referandumun 20’nci yıl dönümünde açıklamalarda bulunurken, BM, AB ve ABD ile diğer güçlere yeniden çağrıda bulundu

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Annan Planı ile ilgili olarak 24 Nisan 2004 tarihinde yapılan referandumun 20’nci yıl dönümünde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Tatar’ın açıklaması şöyle;  

“Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Kıbrıs sorununa çözüm bulabilmek amacıyla hazırlanan Annan Planı’nın 24 Nisan 2004 tarihinde referanduma sunulmasının üzerinden 20 yıl geçmiş bulunuyor. Türk tarafı referandumda “evet” derken, her zaman olduğu gibi hakimiyetçi zihniyeti ile çözüm karşıtı tutumunu sürdüren Rum tarafı ‘hayır’ diyerek çözüm çabalarını bir kez daha engellemişti.  
Dönemin, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Gunter Verheugen önceki gün yaptığı açıklamada AB’nin Rum Yönetimi tarafından ‘aldatıldığını’ söylerken, dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan da referandumdan hemen sonra ‘Rum tarafının çözümü engellediğini’ belirtmişti. Bu itiraflar ve açıklamalar karşısında, BM, AB ve ABD ile diğer güçlerin gerçek tutumlarını bir kez daha ortaya koymak için referendum sürecinde yaşananları yeniden hatırlatmak gerekir.
Annan Planı ile ilgili referandum sürecinde başta BM ile AB ve ABD olmak üzere diğer güçler ‘hayır diyen taraf cezalandırılacak, evet diyen taraf ödüllendirilecek’ sözünü veriyordu. Ama ne var ki; ‘hayır’ diyen Rum tarafı haksız ve tek yanlı bir şekilde AB üyeliğine kabul edilerek ödüllendirilmiş, ‘evet’ diyen Türk tarafı cezalandırılmıştır.  
Referandum sürecinde Kıbrıs Türk halkına verilen ve halen yerine getirilmeyen sözleri bugün bir kez daha hatırlatmakta yarar vardır. Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan ‘Kıbrıs Türkleri referandumda evet derse kazançlı çıkacak’ derken, Özel Temssilcisi De Soto “Türk tarafı evet derse KIbrıs Türklerine uygulanan tecrit sona erecek” diyordu.
Bugün ‘Rum Yönetimi bizi aldattı’ diyerek itiraflarda bulunan Verheugen ise şu sözü vermişti; ‘Rumlar olumsuz bir tavır içine girerse uluslararası baskı görecek, referandumda Türk tarafından evet, Rum tarafından hayır çıkması halinde Kıbrıs Türklerinin cezalandırılmaması için yeni girişimlerde bulunarak ekonomik izolasyona son verilebilmesi için çaba serfedilecek’ sözünü vermişti. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Powell ‘referandumda Rum tarafı hayır, Türk tarafı evet derse izolasyonların kaldırılacağını” söylerken, o dönemin ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Boucher de ‘kuzeyde evet güneyde hayır çıkarsa Kıbrıs Türklerinin açıkta ve soğukta bırakılmayacağı’ sözünü vermişti.
Ama ne var ki aradan 20 yıl geçmiş olmasına rağmen verilen sözlerin bir teki bile yerine getirilmezken, Kıbrıs Türk halkı hala daha zülüm niteliğindeki haksız ve insanlık dışı ambargolarla cezalandırılıyor. Başta BM, AB, ABD ve diğer güçlerin Kıbrıs konusunda ayırımıcı ve Rum yanlısı tutumları da devam ediyor. Bu durum, uzlaşmaz Rum tarafını cesaretlendirirken, çözümün önündeki en büyük engeli de oluşturmaktadır.
Rum- Yunan ikilisi ile destekçileri ‘Kıbrıs’ta sıfır asker, sıfır garanti’ söylemiyle Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünü kaldırmayı, Türk askerini Kıbrıs’tan uzaklaştırmayı, devletimiz ile egemenliğimizi yok etmeyi hedefleyen federal temele dayalı bir çözüm şeklini dayatmaya çalışıyor. Bunları kabul etmemiz asla mümkün değildir. Ama ne var ki içimizdeki bazı çevreler de halen geçmişte yaşananlardan ders almayıp inatla federal temele dayalı bir çözümü gündeme getiriyor.  
Özellikle Annan Planı referandumunda ve Crans Montana görüşmelerinde yaşananlar federal temele dayalı bir çözümün mümkün olmadığını bir kez daha gözler önüne sererken, Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak olan egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı çözüm şekli tarafımızdan gündeme getirilmiş ve ilk kez Cenevre görüşmelerinde müzakere masasına konulmuştur. Yeni ve milli olarak nitelenen ve bölgenin en büyük ve en güçlü ülkesi Anavatan Türkiye tarafından da desteklenen bu çözüm önerimizden geri adım atmayacağımız gibi, egemen eşitliğimiz ile eşit uluslararası statümüz kabul edilmeden de resmi müzakerelerin başlayamayacağını açıkladık.
Zulüm niteliğindeki haksız ve insanlık dışı ambargolar devam etmesine rağmen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye’nin yardım ve katkılarıyla daha da güçlenip yoluna devam ederken yeni milli siyasetimiz de güçlenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 77’nci ve 78’inci Genel Kurul toplantılarında yaptığı tarihi konuşmalarda tüm dünyaya “KKTC’yi tanıyın” çağrısında bulunması, KKTC’nin Anayasal adıyla Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesi, Türk Devletleri Teşkilatı’na üye devletler ve diğer ülkelerle daha sıkı ilişkilerde bulunması yeni ve milli siyasetimize güç katmaktadır.
Yeni ve milli siyasetimizin belirlediği yolda azim ve kararlılıkla ilerlemeye devam ederken, yeni oyunlara, yeni entrikalara ve boş sözler ile vaatlere karşı Kıbrıs Türk hallkını uyarmak, dikkatli ve uyanık olmasına sağlamak ve bu yönde mücadele etmek benim görevimdir.
Annan Planı ile ilgili referandumun 20’nci yıl dönümünde Rum tarafını bir kez daha çözüm karşıtı, hakimiyetçi ve bağnaz tutumundan vazgeçmeye ve önerilerimize olumlu yaklaşmaya davet ederken, BM, AB ve ABD ile diğer güçlere çağrım ise referendum sürecinde vermiş oldukları sözleri yerine getirmeleri, Kıbrıs konusunda ayrımcı ve Rum yanlısı tutumlarına son vermeleridir.”

Lekoşa’da sivrisinekle biyolojik mücadele çalışmaları yıl boyu devam ediyor

0

KKTC- Başkent Lekoşa’da sivrisinekle kaynağından etkin biyolojik mücadele çalışmaları yıl boyu devam ediyor

Lefkoşa Türk Belediyesi Halk ve Çevre Sağlığı ekipleri yurttaşların sivrisinek sorunu yaşamamaları için tüm yıl boyunca kaynağından etkin biyolojik mücadele çalışmalarını sürdürüyor.

7 ekiple tüm kaynaklar kontrol edilip ilaçlanıyor

Sivrisinekle mücadele kapsamında bilgi ve deneyim sahibi personelden oluşan 7 ekip, sivrisineklerin üreme kaynağı olabilecek su dolu kaplar, kullanılmayan havuzlar, çürük depolar, rögarlar, Haspolat Atırma Tesisi’nin çevresinde bulunan havuzlar ile  belediye sınırları içerisindeki tüm göletler ve su birikintilerinin yoğun olduğu noktalarda ilaçlama çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyor.

Dere kontrollerini yapan ekipler her 10 günlük süre içerisinde toplam 26 kilometre uzunluğundaki derelerin kontrol ve ilaçlamasını yapıyor. Toplam 55 noktada bulunan gölet, bodrum katları ve yer altı su kaynakları için her hafta rutin kontrol ve ilaçlamalar yapılıyor. Haspolat Arıtma tesisi havuzları ile akarsuların kontrol ve ilaçlaması haftalık olarak devam ediyor.  Dere temizliği ve ıslahından sorumlu olan ekipler rutin kontrol ve ilaçlamalarını yaparken, bölge ekipleri ise LTB sınırlarındaki 17 bölgedeki 2200 sivrisinek üreme kaynağının kontrol ve ilaçlamalarını yapıyorlar. Böylece, özellikle ilkbahar ve hızlı bir geçiş yaşadığımız yaz aylarında önemli bir halk sağlığı sorunu olarak ortaya çıkan sinek, sivrisinek ve haşerelerle mücadele oluştururken, salgın hastalıklara sebep olabilecek durumlara karşı koruyucu tedbirlerde alınmış oluyor.

LTB dünyadaki en yeni ve etkili metod olan WALS’ı kullanıyor
LTB sivrisineklerle mücadele için 2022 yılından itibaren yenilikçi bir sistem olan WALS metodunu ülkede ilk kez uygulayan belediye oldu. Üreme kaynaklarına doğrudan ulaşımı sağlayan ve biyolojik larvasit kullanılarak yapılan bu uygulama sivrisinek dışında hiçbir canlıya zarar vermiyor.

WALS methodu Zika Virüsü, Dang Humması, Batı Nil Virüsü gibi sivrisineklerden bulaşan hastalıkların önlenmesi amacıyla dünyada yaygın olarak kullanılırken 2017 yılında Chicago İnovasyon Ödülü alan bu methodoloji sayesinde ulaşılması imkansız ya da tespit edilmesi zor üreme kaynaklarında da biyolojik larvasitlerle etkili mücadele gerçekleştirilebilmektedir.

Sivrisinek ve Haşere ile ilgili talepler Alo 185 Çözüm hattı ile LTB Whatsapp hattına iletilebiliyor

Lefkoşa Türk Belediyesi Halk ve Çevre Sağlığı ekipleri rutin kontrol ve ilaçlama çalışmaları yanında yurttaşlardan gelen taleplere de yönelik hızlı şekilde tespit ve müdahelelerde bulunuyorlar. Yurttaşlar bu konudaki taleplerini 24 saat boyunca Alo 185 Çözüm Hattı’nı arayarak veya 0533 883 05 82 numaralı LTB Whatsapp hattına mesaj olarak gönderebiliyorlar.

 

600’ü Aşkın Veteriner Hekim KKTC’de Buluşacak

0

KKTC- Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Doğum, Jinekoloji ve Reprodüksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı’nın düzenlediği “7. Uluslararası Çiftlik Hayvanlarında Fertilite ve Meme Sağlığı Kongresi” 25-28 Nisan 2024 tarihleri arasında KKTC’de gerçekleştirilecek. Uluslararası birçok katılımcıyı ağırlayacak olan kongre; Amerika, İspanya, Polonya, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Almanya, İsviçre ve Türkiye gibi birçok farklı ülkeden bilim insanlarını bir araya getirecek. Çiftlik hayvanlarının sağlığını ve üretkenliğini artırmak için yeni araştırmalar, teknolojiler ve uygulamaların tartışılacağı kongreye dünyadan 600’ü aşkın veteriner hekim de katılacak.

Girne Turizm Şöleni 2024 başlıyor

0

KKTC- 15 – 22 Nisan Turizm Haftası kapsamında ‘Turizm Şöleni’ düzenleniyor. KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı organizasyonunda, Girne Belediyesi katkıları ile gerçekleştirilecek festival, 20 Nisan Cumartesi günü Girne Antik Liman’da hayat buluyor. Müzik, tiyatro, halk dansları gibi çeşitli kültür sanat etkinliklerinin gün boyu devam edeceği festival, saat 10:30’da başlıyor. Gün boyu yeme/içme ve alışveriş stantlarının da hizmet vereceği festival, 21:30’da sahne alacak Fikri Karayel konseri ile son bulacak. Girne Antik Limanı’nın restore edilmesi sonrasında ilk büyük etkinlik olarak kayıtlara geçecek olan ‘Turizm Şöleni’ kapsamında; ücretsiz ikramlar, ücretsiz Girne Antik Liman ve Kale turları, karikatür çizimi, sergi ve viyolonsel dinletisi gibi etkinliklere de hayat bulacak.

ETKİNLİK TAKVİMİ
Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Bakanlığı tarafından açıklanan festival takvimi ise şu şekilde:
10.30 kortejin Sosyal Yaşam ve Hayat Boyu Öğrenme Merkezi (eski Girne Belediye binası) toplanması. 11.00 kortej yürüyüşünün Sosyal Yaşam ve Hayat Boyu Öğrenme Merkezi (eski Girne Belediye binası) önünden hareket ederek Ziya Rızkı Caddesi ve Rocks Otel önünden geçerek Girne Antik Limanı’ndaki etkinlik alanına ulaşılması. 12.15 Resmi konuşmalar. 12.45 Grup Otantik konseri (Sahne 1). 13.30 Vadili Halk Dansları gösterisi (Sahne 2). 14.00 Ahmet Ced konseri (Sahne 1). 14.00 Devlet Tiyatroları Tiyatro gösterisi (Sahne 3). 14.45 Akdoğan Halk Dansları gösterisi (Sahne 2). 15.30 Ulaş Barış Konseri (Sahne 1). 15.30 Devlet Tiyatroları Tiyatro gösterisi (Sahne 3). 16.15 TUFAD Halk Dansları gösterisi (Sahne 2). 16.30 Dj performansı (Sahne 1). 17.15 Değirmenlik Belediyesi Halk Dansları gösterisi (Sahne 2). 17.30 Serdar Quintet konseri (Sahne 1). 18.00 Devlet Tiyatroları Tiyatro gösterisi (Sahne 3). 18.15 Karşıyaka Kültür ve Sanat Derneği Folklor gösterisi (Sahne 2). 18.30 Grup Rast konseri (Sahne 1). 19.15 Alayköy Halk Dansları gösterisi (Sahne 2). 19.30 Geleneksel Kıbrıs Kıyafetleri Defilesi (Sahne 2). 19.30 Jazz konseri (Sahne 1). 20.30 Berkay ve Ezgi konseri (Sahne 1). 21.30 Fikri Karayel konseri (Sahne 1).

Üstel: Turizm ve eğitim sektörleriyle övünürken, sağlık turizmini de istenilen seviyeye getirdik

0

KKTC- Dünya Sağlık Turizmi Konseyi’nin “6. Dünya Sağlık Turizmi Forumu ve Konferansı” 50’yi aşkın ülkeden katılımcıyla KKTC ev sahipliğinde gerçekleşti.

Gelenek icabı Konseye başkanlık eden ülkede gerçekleştirilen toplantı, Dünya Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Savaşan olmasından dolayı KKTC’de yer alıyor.

Ahmet Savaşan bugünkü genel kurulda yapılacak seçimle başkanlığı aday olan üç ülke Moldova, Almanya ve Suudi Arabistan arasından seçimi kazanan yeni başkana devredecek.

Limak Otel’de yer alan Forum ve Konferansın açılış törenine Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı, Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Maliye Bakanı Özdemir Berova da katıldı.

Başbakan Ünal Üstel açılışta yaptığı konuşmada, uzun saatler süren yolculuk ve bekleme süreleri sonucunda KKTC’ye gelen Dünya Sağlık Turizmi delege ve temsilcilerini KKTC’de misafir etmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Başbakan Ünal Üstel, ülke ekonomisinin lokomotif sektörü olan turizm ve yükseköğretimin geldiği nokta ile sevinirken, sağlık turizminin de ülke ekonomisine katkıda bulunacak şekilde istenilen seviyeye getirdiklerini kaydetti.

Başbakan Üstel, sağlık turizminin  daha ileriye gitmesi için  altyapı çalışmalarında ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini ifade etti.

Başbakan Üstel, Forum için ülkeye gelen delegelerin ülkelerinde KKTC’nin pek bilinmediğine işaret ederek, misafirleri KKTC’nin kültürü, tarihi doğal güzellikleri ve yumuşak iklimiyle buluşturmanın kendileri için onur ve gurur kaynağı olduğunu söyledi.

KKTC’de sağlık turizminin çok iyi noktalara geldiğini yineleyen Başbakan Üstel,  Foruma katılan delegeleri ve ülkelerindeki iş insanlarını KKTC’ye bu alanda yatırım yapmaya davet etti. Başbakan Üstel, “Kapımız açık. Yatırımlar için gerekli kolaylığı gösteriyoruz, göstereceğiz. KKTC’deki turizmin geldiği nokta ve ‘eğitim adası’ olmak ile gurur duyarken, sağlık turizmini de çok iyi noktaya getirdik” dedi.

Üstel: Spora Vediğimiz Destek Katlanarak Devam Edecektir

0

KKTC- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Yenicami Ağdelen Kulübü Başkanı Ahmet Gençosman ile yönetim kurulunu Başbakanlık Şeref salonunda kabul etti.

Kabulde Başbakan Ünal Üstel’e spordan sorumlu Başbakanlık Müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu eşlik etti.

Kabulde bir konuşma gerçekleştiren Başbakan Ünal Üstel, “1970’li yıllardan itibaren Lefkoşa’nın önde gelen spor kulüplerinden biri olan Yenicami Ağdelen Kulübü’nü ağırlamak bizlere mutluluk veren bir olaydır. Yenicami Ağdelen Kulübü ülkemiz futbol takımlarının önünü açan, yol gösteren nadide kulüplerden biridir. Bu kulübümüzün başarılı olması taraftarlarını mutlu edeceği gibi bizleri de mutlu edecektir. Görevde bulunan Başkan Ahmet Gençosman ve yönetim kuruluna başarılar diliyorum” dedi.

Hükümet olarak Yenicami Ağdelen Kulübü gibi ülkemizde bulunan tüm kulüplere gereken desteğin verildiğini belirten Başbakan Ünal Üstel, “İnanıyoruz ki hükümetimizin kulüplere vereceği desteklerle ülkemizdeki futbolda çok daha iyi seviyeye çıkarılacaktır. Hükümetimiz sadece futbola destek vermekte kalmamakta ülkede var olan her çeşit spor alanına da katkı sağlamaktadır. Amacımız ülke gençliğimizi spora yönlendirmektir. Dileğimiz sporla uğraşan genç bir nesil yaratmaktır. Bir ülkenin sporla uğraşan genci ne kadar fazla olursa, o ülkenin de geleceği o kadar aydınlık olur. Sporla uğraşan gençler başarıyı isteyen, başarılı olabilmek için elinden geleni yapan gençlerdir ve bu gençlerin spordan kaynaklı kazandıkları bu alışkanlık bir ülkenin geleceği için çok önemli bir durumdur” şeklinde konuştu.

Zaman zaman spor kulüpleri ile bir araya gelerek yaşadıkları sorunlar hakkında bilgi aldıklarını ifade eden Başkan Ünal Üstel, “Yenicami Ağdelen Kulübü’nün tarafımıza yapmış olduğu talep üzerine Yusuf Kaptan Sahası’nın keşif raporu hazırlanarak eksiklikler saptanmıştır. İlk etapta Yusuf Kaptan sahasının zemini yenilecek sonrasında da kalan eksiklikler giderilecektir. Bu vesileyle Başbakanlık olarak Yusuf Kaptan sahasının zeminin tamamlaması için gereken desteği vereceğimizi buradan bir kez daha belirtmek isterim” dedi.

Yenicami Ağdelen Kulübü Başkanı Ahmet Gençosman da bir konuşma yaparak, “Yenicami Ağdelen Spor kulübü yönetimi olarak kulübümüzün yapacağı yeni yatırımlarla ülke sporunun gelişmesi ve kendi kulübümüzün başarılı olabilmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu doğrultuda kulübümüzde tespit ettiğimiz eksikliklerden bir tanesi de Yusuf Kaptan sahasının zemininde problemler olduğudur. Bundan dolayı Yusuf Kaptan Sahasının zeminin yeniden yapılması için Başbakanımız Ünal Üstel’e talebimiz olmuştu. Başbakanımız bu talebimizi geri çevirmeyerek, zaman kaybetmeden gereken talimatı vermiştir. Verilen talimatla birlikte saha zeminin yenilenmesi için gereken çalışmalar başlamıştır. Bu konuda bizlere hiç düşünmeden destek olan Başbakanımız Ünal Üstel’e Kulübümüz yöneticileri, taraftarları ve sporcuları adına teşekkür ederiz” dedi.

Tatar: 3 devlet, tıpta güç birliği yapmalı ve potansiyellerini değerlendirmeli

0

KKTC- Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ortak Pediatri Eğitim Toplantısı’nın açılış oturumuna katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, toplantıda yaptığı konuşmada, katılımcıları KKTC’de görmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Toplantının düzenlenmesini sağlayan, KKTC’nin kalkınması, gelişmesi ve statünün yükselmesi için öncülük eden Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın oğlu Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kumsal Katliamı’nda öldürülen Mustafa Necmi İlhan’ın kardeşleri Murat, Kutsi, Hakan ve anneleri Mürüvvet İlhan’ı saygıyla andı, babasına rahmet diledi.

Doğu Akdeniz’deki bağımsız bir Türk devleti olan KKTC’de 3 devletin birlikte toplantı yapmasının önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Bir millet 3 devlet. Mavi Vatanda önemli bir kongre gerçekleştirilmesinin mutluluğu içindeyim. Çocuklarımız için hayırlara vesile olacak. Aynı zamanda bağlarımızı güçlendirecek” dedi.

Uluslararası camiayla yapılan temaslar ve gerçekleştirilen kongrelerde Türkiye yanında Azerbaycan’dan doktorların da gelmesinin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, 3 devlet arasında sosyolojik, kültürel, ticari ve siyasi bağların güçlenmesiyle KKTC’ye katkı konulduğunu vurguladı.

Pandemi döneminde doktorların ve sağlık çalışanlarının verdiği mücadeleyle başarılı bir sınavdan başarıyla geçildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün kendini dünyaya anlatma ve tanıtma fırsatı bulduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip 
Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yapılan değerlendirmelerde Türk Devletler Teşkilatı ile bağların gelişmesiyle Türk dünyasının daha iyi noktalara geleceği konusunda hem fikir olunduğunu vurguladı.

Türk Devletler Teşkilatıyla ilişkilerin gelişmesi için çalışmaların sürdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, tıp alanında görüş alışverişi ve işbirliği yapılmasıyla da Türk Dünyası’na büyük faydaları olacağını ifade etti, “Güç birliği ve potansiyelin değerlendirilmesi temennimizdir” dedi.

 Cumhurbaşkanı Tatar, doktorların erken yaşta eğitime başladığını 
uzmanlaştıktan sonra eğitimlerine devam ettiklerini ve yan dallarda da kendilerini geliştirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Çocuk doktoru olan Kızım Cansu da halen daha sınavlara giriyor ve kendisini geliştiriyor. 
Mesleğinizi sürdürmek için gösterdiğiniz çabalar ve fedakarlıklarda size kolaylıklar ve başarılar dilerim” ifadelerini kullandı.

Doktorların hayatlarını insanlara adadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, yapılan çalışmalar ve insanlığa verilen hizmetlerden dolayı kendileriyle gurur duymaları gerektiğini vurguladı.

Azerbaycan’dan gelen katılımcıları kucakladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Azerbaycan’daki doktorlara ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e  selamlarını iletti.

Bu çağda savaşların geride kaldığı bir dönemde Ukrayna-Rusya Savaşı ve Gazze’de yaşananlardan dolayı çok üzgün olduklarını ve çocukların yaşamlarını yitirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’de 6 Şubat’ta meydana gelen depremde ise aralarında Kıbrıs’tan çocukların da bulunduğu kişilerin yaşamlarını yitirmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Kıbrıs’ta da katliamlar yaşandığını, özgürlük ve varoluş için Kıbrıs Türkü’nün direndiğini Kıbrıs Barış Harekatı ile akan kanın durdurulduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs’ta Türkülüğün sonunu getirmek için uğraş verildi ancak Türkiye Cumhuriyeti, soydaşlarının katledilmesine izin vermedi” dedi.

Seda Mete: Sahne bir illüzyon

0

İstanbul’un en şık mekanlarında ve özel gecelerde müthiş sahnesiyle fırtına gibi esen Seda Mete arka arkaya çıkardığı “Adalet” ve “Yanıla Yanıla” şarkılarıyla büyük başarı yakalamıştı. Seda Mete şimdi de “Sevdalım” şarkısındaki muhteşem yorumuyla dinleyicilerine yoğun duygular yaşatıyor…

Seda Mete son yıllarda İstanbul’un renkli gece hayatı ve canlı müzik mekanlarının zirvedeki ismi. Peşinden sürüklediği hayran kitlesi Seda Mete neredeyse orada. Özel gecelerin de aranılan sanatçısı olan Seda Mete “Adalet” ve “Yanıla Yanıla” adlı single’larıyla “Listelerde ben de varım” demişti. Seda Mete şimdi de “Bülent Özdemir Şarkıları” albümünde seslendirdiği “Sevdalım” ile müzik severlerle buluştu.

1995 yılında Hazal’ın seslendirdiği şarkının sözleri Seda Akay, müziği Bülent Özdemir’e ait.  “Sevdalım” Seda Mete’nin kendine özgü yorumuyla ve Sezgin Gezgin imzalı yepyeni düzenlemesiyle kısa sürede albümün en beğenilen parçaları arasına girdi. Hayranlarının yoğun isteği üzerine kamera karşısına geçen Seda Mete “Sevdalım” şarkısına Sırbistan’ın başkenti ve en büyük şehri Belgrad’ın sokaklarında klip çekti.

Klipte oldukça sadece bir halini sevenleriyle paylaşan Seda Mete “İçimde iki Seda var. Biri sahnedeki çılgın güçlü kadın, diğeri de o büyüleyici atmosfere kapılmayan, mütevazı sakin kadın. Sahne bir illüzyon. Orada kalmaya devam edersem ‘Ben oldum’ derim. Mesele ‘Ben oldum’ dememekte” diye konuştu.

Konserlerine ara vermeyen Seda Mete sahnelerde sevenleriyle buluşmaya devam ediyor.

Mutluluk ve başarının sırrı; psikolojik sağlamlık

0

Hayatta çeşitli risk ya da zorluklarla karşılaşıldığında, zorlu yaşam olayları ile baş etme ve sağlıklı uyum gösterme psikolojik sağlamlığı gündeme getiriyor. Aile Danışmanı Ebru Özer Özkul, psikolojik sağlamlıkla ilgili bilgi verdi.

Aile Danışmanı Ebru Özer Özkul, psikolojik sağlamlığın; travma, zorlu yaşam olayları ya da belirgin bir risk altında baş etme, sağlıklı uyum gösterme ya da yeterlilik geliştirebilme süreçlerini içerdiğini söyledi.

Bazen başarıyla bazen de başarısızlıkla baş edebilmek gerektiğini kaydeden Özkul, ”Risk ya da zorluğa maruz kalma durumunda psikolojik sağlamlık gündeme geliyor. Kişinin duruma uyum sağlayarak mevcut tüm olumsuz koşullara rağmen yaşamın farklı alanlarında başarı elde edebilmesi gerekiyor. Bu da psikolojik sağlamlık gerektiriyor” dedi.

Psikolojik sağlamlığın alt başlıklarında; eğitimsel sağlamlık, akademik sağlamlık, duygusal sağlamlık, davranışsal sağlamlık, ego sağlamlığı gibi kavramların bulunduğunu anlatan Ebru Özer Özkul şunları söyledi:

Psikolojik sağlamlığı olan kişilerin özellikleri

“Eğer kişide yeterlilik ve yetenekleri ile doğru orantılı kendine güven varsa, uyum becerisi, sosyal beceri, özyetkinlik, özerklik, problem çözme becerisi, yüksek benlik saygısı ve ego kontrolü varsa psikolojik sağlamlıktan söz edebiliriz. Otokontrolün olması çok önemli. En önemlisi de yüksek benlik saygısı. Etkili problem çözme becerilerine sahip olmak, özerklik, iyimserlik, geleceğe umutla bakıyor olabilmek psikolojik sağlamlığı olan kişilerde bulunan özellikler. Zeka da psikolojik sağlamlıkla doğru orantılı. Ayrıca daha uyumlu bir mizaca sahip olmak da psikolojik sağlamlık açısından bir avantaj”.

Psikolojik sağlamlığı olan bireylerin daha mutlu olduğunu ifade eden Ebru Özer Özkul, mizah ve espri anlayışlarının da üst düzeyde olduğunu ifade etti.

Aile Danışmanı Ebru Özer Özkul psikolojik sağlamlık konusunda şu bilgileri verdi:

“Psikolojik sağlamlığı olanlar, zorlu yaşantıları tehdit olarak algılamak yerine becerilerini sınayabileceği bir fırsat olarak algılayan, kontrolünü kaybetmeyen, karşılaştıkları olumsuzlukları kendi lehine çevirebilen ve böylece stres seviyelerini düşürebilen insanlar olarak tanımlanıyor. Tüm risk faktörlerine rağmen koruyucu faktörlerle olumlu sonuçlar elde etmeleri söz konusu.

Mutlu çocukluk geçirenlerin psikolojik sağlamlığı daha fazla

Ailede psikolojik sağlamlık çok önemli. Aile içindeki duygusal bağlar, okuldaki veya toplumdaki sosyal destek varlığı psikolojik sağlamlığı olumlu etkileyen faktörler. Sosyal bir çevrenin içinde yer alma, iyi okullarda okuma. Bir gruba ait olmak. Sevildiğin sevdiğin ilişkilerin olması, öyle bir ortamda olmak önemli.

Diğer yandan; destekleyici sıcak bir ailede büyümeyen çocuğun psikolojik sağlamlığa ulaşması daha zor. Aile içi iletişimin sıkıntılı olması, düşük sosyoekonomik düzey, iyi ebeveynlerin olmaması, bunların hepsi psikolojik sağlamlıkla ilgili bir risk oluşturuyor.

Yapılan bir araştırmada; psikolojik sağlamlığı olan, mizah ve espri anlayışı olan çocuk ve ergenlerin diğerlerine göre daha sağlıklı, daha az çocukluk hastalığı geçirmiş, fiziksel olarak daha güçlü, uyku ve yeme örüntüleri daha düzenli bireyler olduğu tespit edilmiş.

Cinsiyete göre psikolojik sağlamlık

Cinsiyet de psikolojik sağlamlıkla ilişkili görülüyor. Kızların psikolojik sağlamlığı erkeklere oranla daha fazla. Erkekler aile parçalanmalarına, toplumsal etkilere, davranışsal anlamda kızlara oranla daha olumsuz şekilde tepki gösteriyorlar. Bu durumlar erkeklerde davranış bozukluğuna yol açabiliyor, akademik başarılarını olumsuz yönde etkiliyor. Kızlar ise zorluklara rağmen akademik başarıya daha yatkınlar.

Fakat, genç yaşlarda kız çocuklarının psikolojik sağlamlığı daha fazla iken, ilerleyen yaşlarda erkeklerin psikolojik sağlamlığı kızları geçiyor.

Psikolojik sağlamlığı etkileyen faktörler

Psikolojik sağlamlığı belirleyen birçok bireysel ve çevresel faktör var. Aile, okul, toplum ve çevrenin iyi olması, kişinin kendisiyle ilgili olumlu atıfları, entelektüel kapasitenin yüksek olması, yumuşak başlı ve herkes tarafından sevilen biri olması, iyi sosyoekonomik düzey, hepsi psikolojik sağlamlığı olumlu etkiliyor.