Ana Sayfa Blog Sayfa 12

Su Akkuyu rotasını Ege kıyılarına çevirdi

0

Ünlü model Su Akkuyu, yoğun geçen sezonun ardından rotasını Ege kıyılarına çevirdi. Kiraladığı tekne ile koyları gezen Akkuyu, önceki gün Leopar desenli bikinisiyle verdiği pozlarla göz kamaştırdı.

Yıllardır müzik eğitimi alan ve müzisyen bir aileden gelen model, yakında çıkacak yeni şarkı öncesi kısa bir tatil yaptığını söyledi. Akkuyu “Sonradan gelmedim hep müzikle iç içeydim. Müzik benim yaşam tarzım. Şimdi artık profesyonel hayatımında bir parçası oldu. İstanbul’a döner dönmez yeni şarkımın klibini çekeceğim” dedi.

Cumhurbaşkanlığı: Colin Stewart’ın açıklamaları mandasıyla uyumlu değildir

0

KKTC – Cumhurbaşkanlığı, “Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ve BM misyonuna duydukları kurumsal  saygının tam olduğunu, ancak Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart’ın son açıklamalarının, BM’nin taraflara eşit mesafede durma sorumluluğu açısından ciddi sorunlar içerdiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart’ın son açıklamaları hakkında açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, Colin Stewart’ın görev süresinin 9 Ağustos itibarıyla fiilen sona ereceği hatırlatılarak, “Kıbrıs Türk tarafı kendisini, görev süresi boyunca taraflar arasında güveni artırma sorumluluğunu yerine getirmekte yetersiz kalan, bazı kritik konularda tarafsızlık algısını zedeleyen ve özellikle halkımızın haklı insani taleplerine gereken duyarlılığı göstermeyen bir görevli olarak anımsayacaktır.” denildi.

Kıbrıs Türk tarafının, çözüm iradesini defalarca ve açık biçimde ortaya koyduğu belirtilen  açıklama  şöyle devam etti:

“Bu vizyon, Kıbrıs’taki iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet gerçeğinden hareketle şekillenmiştir. Kıbrıs’ta kalıcı ve adil bir çözüm ancak mevcut gerçekliğin esas alınmasıyla mümkündür.

Colin Stewart’ın, Kıbrıs Türk halkının iradesini ve özden gelen hakları olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı çözüm vizyonunu “ciddiye alınmayan” bir öneri gibi nitelendirmesi, BM misyonunun tarafsızlığıyla bağdaşmamaktadır. Sayın  Cumhurbaşkanımız halkımız adına bu çözüm çerçevesini sadece savunmakla kalmamış, uluslararası muhataplarına da en üst seviyelerde defalarca iletmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu vizyona verdiği tam destek de, halkımızın meşru ve çağdaş taleplerinin arkasında duran bir dayanışma örneğidir.”

Kıbrıs Türk halkının yalnızca Türkiye ile ticaret yapabildiği gerekçesiyle dışa bağımlı olduğu yönündeki değerlendirmelerin, tarihi ve hukuki bağlamı göz ardı eden yaklaşımlar olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi.

“ Bu halk, doğrudan ticaret hakkı da dahil olmak üzere temel haklarını kullanmasının engellendiği haksız ve hukuksuz bir izolasyon altında yaşamaktadır. Bu izolasyon, yalnızca ekonomik zorluklar yaratmakla kalmamakta, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının temel insan haklarından mahrum bırakılmasına sebep olmaktadır. Uluslararası toplum bu eşitsizliğin sürmesine seyirci kalmak yerine, eğer çözüm sürecine katkı sunmak istiyorsa, bu haksız zulmün sona ermesini sağlamalıdır.

Colin Stewart, halkımızın yıllardır dile getirdiği insani bir talep olan Yiğitler–Pile yolunu Rum tarafına toprak kazandırma çabasına dönüştürerek süreci tıkayan kişi olarak hatırlanacaktır. Bu yaklaşım, BM misyonuna duyulan güveni zedelemiş ve samimi bir kolaylaştırıcılık beklentisini boşa çıkarmıştır.”

Colin Stewart’ın ayrıca, geçiş kapılarının neden açılamadığını açıklamak yerine asıl sorumluyu gizlediği ve  kamuoyunu yanılttığı vurgulanan açıklamada,  “Kıbrıs Türk tarafı uzun süredir Haspolat Kapısı’nın araçlı geçişe uygun şekilde açılmasını ve Akıncılar–Limya hattında araçlı geçişe hizmet edecek Akıncılar Kapısı’nın açılmasını yapıcı ve resmi düzeyde önermiştir. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu önerilerin pozitif ve yapıcı bir anlayışla gündeme getirildiğini açıklamış, Rum tarafının ise Kiracıköy ve Erenköy üzerinden KKTC topraklarını transit geçiş güzergahına dönüştürme talebini güvenlik ve egemenlik gerekçeleriyle reddettiklerini kamuoyuna duyurmuştur. Rum tarafı buna rağmen kabul edilmesi mümkün olmayan bu taleplerinde ısrar etmeye devam etmiştir.” denildi.

Kıbrıs Türk halkı için Anavatan Türkiye’nin garantörlük görevinden çok daha fazlasını ifade ettiği belirtilen açıklamada, “Türkiye, halkımızın güvenliği, varlığı ve geleceğiyle doğrudan bağlı olan tarihsel bir dayanışma odağıdır. Aramızdaki bağlar yalnızca diplomatik sorumluluklardan ibaret değildir. Türkiye’yle KKTC arasında ortak mücadeleye, kültürel yakınlığa ve karşılıklı güvene dayanan köklü bir ilişki söz konusudur. Türkiye’nin desteği, Kıbrıs Türk halkının iradesini uluslararası alanda kararlılıkla savunabilmesinin en güçlü temellerinden biridir. Bu çok boyutlu ilişkinin “korku” üzerinden tarif edilmesi, gerçekleri saptırmak anlamı taşır, aynı zamanda çözüm ortamını zayıflatan sorumsuz bir yaklaşımı da yansıtır.” ifadelerine yer verildi.

Kıbrıs Türk tarafının  seçim süreçlerinde de geleneksel olarak yapıcı tutumunu sürdürdüğü  Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın  halkının haklarını savunan, ilkeli ve net bir liderlik anlayışı sergilemekte olduğu bu doğrultuda, temel haklara aykırı herhangi bir adıma onay vermemiş, halkının geleceğini geçici siyasi hesaplara teslim etmediği ifade edildi.

Kıbrıs Türk halkının  mevcut statükoyu bir tercih olarak benimsemediği kaydedilen açıklama şöyle devam etti:
Halkımızın egemenliği, güvenliği ve onurlu geleceği için verdiği mücadele görmezden gelinemez. BM’nin sorumluluğu taraflardan birini dışlamak değil, her iki tarafın eşitlik temelinde uzlaşı zemini oluşturmasına katkı sağlamaktır.

Kıbrıs Türk tarafı, Mart ve Temmuz 2025’te gerçekleştirilen gayriresmi zirvelere iyi niyetle katılmıştır. Sürecin ilerleyebilmesi için her iki tarafın egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye sahip aktörler olarak bu süreçte yer alması gerektiği bir kez daha vurgulamıştır. Bu temel yaklaşımı kabul etmeyen hiçbir girişimin başarı şansı olamaz.”

“BM’nin temel işlevinin, Kıbrıs Türk halkına ne yapması gerektiğini dayatmak değildir.” denilen açıklama, “Asıl sorumluluk, iki tarafın iradesine saygı gösteren ve çözüm için gerekli koşulları oluşturan bir tutum benimsemektir. Bu niteliği taşımayan herhangi bir temsilcinin BM çatısı altında güven ortamı yaratması mümkün olamaz. Colin Stewart’ın görev süresi, bu açıdan kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını gerektirmektedir.” Diye devam etti.

Açıklama, “Kıbrıs Türk halkı, haklarına, iradesine ve varlığına sahip çıkmayı sürdürecektir. Bu duruş, geçici gelişmelerin sonucu olarak ortaya çıkmamıştır. Kararlı bir Halkın tarihsel birikimi ve meşru mücadelesiyle şekillenmiştir. Bu çerçevede ifade edilen tüm değerlendirmeler, görev süresi tamamlanmakta olan temsilcinin ardından görevi üstlenmesi beklenen yeni özel temsilci için de yol gösterici nitelik taşımaktadır. BM misyonunun bu kararlılığa saygı göstermesi, sürecin ciddiyetine katkı sunması açısından önemlidir.” sözleriyle son buldu.

1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı kutlandı

0

KKTC – Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın (GKK) 49’uncu, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) 67’nci ve Kıbrıs’ın fethinin 454’üncü yıl dönümü olan 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı, Lefkoşa ve ilçe merkezlerinde 1 Ağustos’ta düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlandı.

Başkent Lefkoşa’daki kutlamalar Atatürk Anıtı’nda düzenlenen çelenk sunma töreniyle başladı. Etkinlikler çerçevesinde Şehitler Anıtı’nda tören düzenlendi.

Atatürk Anıtı ve Şehitler Anıtı’nda düzenlenen törenlere, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, askeri erkân, polis yetkilileri, Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar ve dernek üyeleriyle bazı milletvekilleri ve dernek temsilcileri katıldı.

Törenler, GKK Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü ile TMT Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar’ın anıtlara çelenk sunmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından bayraklar göndere çekildi.

Tümgeneral Görgülü daha sonra, Atatürk Anıtı ve Şehitler Anıtı’ndaki Anıt Özel Defterlerini imzaladı.

Tatar: Çözüme hazırım diyen önce ‘iş birliği’ demeyi öğrenmeli

0

KKTC – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Çözüme hazırım iddiasında bulunan önce ‘iş birliği’ demeyi öğrenmeli” diyerek Rum lider Hristodulidis’in söylemlerini eleştirdi.

Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in son dönemdeki açıklamalarına ve Maraş konusundaki tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tatar, Hristodulidis’in TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile New York’ta gerçekleştirdiği gayriresmi teması sürekli gündeme taşıma çabasını “tebessümle takip ettiklerini” belirtti.

Söz konusu görüşmenin, 16-17 Temmuz tarihlerinde düzenlenen 5+1 formatındaki gayriresmi zirve sırasında, yemek masasının kenarında gerçekleştiğini vurgulayan Tatar, bu kısa temas üzerinden senaryolar üretilmesinin “kamuoyunu yönlendirmeye dönük bir içerik oluşturma çabası” olduğunu ifade etti.

Tatar, Rum liderin bir yandan Türkiye’yi suçlayıcı söylemler kullanırken diğer yandan Türkiye ile yapılan kısa bir teması diplomatik kazanım gibi yansıtmasının “tutarsız bir yaklaşım” olduğunu dile getirdi. Bu çelişkili tutumun yalnızca tecrübesizlikten değil, aynı zamanda gerginlikten siyasi fayda elde etme gayretinden kaynaklandığını belirtti.

Maraş konusundaki pozisyonlarının net olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, atılan adımların halkın iradesiyle şekillendiğini, eski sakinlerin mülkiyet haklarına saygılı ve uluslararası hukukla uyumlu bir süreç yürütüldüğünü söyledi.

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) etkin biçimde görev yaptığını ve bireysel başvuru hakkının açık tutulduğunu belirten Tatar, Maraş’ın artık halkın geleceğe dönük vizyonunun bir parçası olduğunu kaydetti.

Hristodulidis’in açıklamalarının, Rum eski sakinlerinin TMK’ya başvuru yapmasını engellemeye ve konuyu yeniden siyasi zemine çekmeye yönelik olduğunu ifade eden Tatar, Rum liderin bu tutumunun kendi siyasi geleceğiyle ilgili olduğunu söyledi.

Tatar, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine etki etmeye çalışmak, başarı şansı olmayan bir yaklaşımdır.” ifadelerini kullandı.

Lefkoşa Sanayi Bölgesi’ndeki terk edilmiş araçlar çekilerek kaldırılıyor

0

Lefkoşa Türk Belediyesi, sanayi bölgesinde çevre kirliliğini azaltmak ve trafik akışını rahatlatmak için kapsamlı temizlik çalışması yürütüyor

KKTC / LefkoşaLefkoşa Türk Belediyesi, başkentteki sanayi bölgesinde çevre düzenlemesini sağlamak amacıyla geniş kapsamlı bir temizlik seferberliği başlattı. Uzun süredir terk edilmiş ya da yol kenarlarını işgal eden araçlar, çekiciler yardımıyla güvenli alanlara taşınıyor.

Kurumsal iş birliğiyle koordineli temizlik

Çalışmalara Sanayi Dairesi, Kıbrıs Türk Sanayi Odası ve Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası da destek veriyor. Temizlik faaliyetleri, Belediyenin Temizlik ve Zabıta Şubeleri koordinasyonunda, polis ekiplerinin desteğiyle etkin şekilde sürdürülüyor.

Genel temizlik ve budama çalışmaları sürüyor

Bölgedeki çevre temizliği kapsamında çöp toplama, budama ve peyzaj düzenlemeleri de eş zamanlı olarak devam ediyor. Yol kenarlarında trafik akışını engelleyen araçlar belirlenerek kaldırılıyor ve önceden belirlenen alanlara yönlendiriliyor.

Simge yeni albümünü tamamladı, şimdi sahne maratonu başlıyor

0

Pop müziğin sevilen ismi Simge, “Taksi” adlı yeni şarkısıyla yaz sezonuna damgasını vurdu

Simge, uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni albümünü tamamladı. Albüm süreci boyunca sahne tekliflerini Ağustos ayı ve sonrasına erteleyen sanatçı, konser takvimi için hazırlıklarını tamamladı. Yoğun sahne temposuna güçlü bir başlangıç yapan Simge, bu yaz da pop müzik listelerinde zirvede kalacağının sinyallerini verdi.

“Taksi” sosyal medyada gündem oldu

Albümden çıkan ikinci tekli olan “Taksi”, yayınlandığı ilk saatlerden itibaren sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Şarkının sözleri Mabel Matiz’e, müziği ve düzenlemesi ise George Kalogerakos’a ait.

Simge: “Bu yaz sahnede geçecek”

Ağustos ayını tamamen sahnede geçireceğim, Simge’nin yazı şimdi başladı” diyen sanatçı, “Taksi”ye gelen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şarkı, “Mış Mış”, “Yankı”, “Ben Bazen”, “Öpücem” ve “Aşkın Olayım” gibi hitlerin ardından Simge’nin yaz repertuvarındaki iddiasını güçlendirdi.

Simge yeniden zirvede

Yeni klibi, güçlü sözleri ve enerjik temposuyla “Taksi”, 2025 yazının en dikkat çeken şarkılarından biri olma yolunda ilerliyor. Simge, başarılı müzik kariyerine bir hit daha eklemiş oldu.

Can Bonomo BtcTurk Vadi Açıkhava Sahnesinde Hayranlarıyla Buluştu

0

BtcTurkVadi Açıkhava’da sahneye çıkan Can Bonomo, enerjik performansı ve özel sahne şovuyla izleyicileri mest etti

İSTANBULTürk rock müziğinin sevilen ismi Can Bonomo, BtcTurkVadi Açıkhava’da sahne aldı. Atlantis Yapım organizasyonuyla, SM Production ve Turuncu Partners iş birliğinde düzenlenen konserde, sanatçının enerjisi ve repertuvarı izleyicilere unutulmaz bir akşam yaşattı.

Hit parçalar ve Kara Konular albümünden seçkiler

Can Bonomo, sevilen albümü “Kara Konular”dan parçaların yanı sıra klasikleşen hit şarkılarını da seslendirerek seyircilerle hep bir ağızdan söyledi. Dinamik sahne duruşu ve güçlü vokaliyle büyük beğeni topladı.

Sahne kostümü ve oğlu Roman’ın çizimi dikkat çekti

Konser için özel olarak hazırlanan sahne kostümüyle de dikkatleri üzerine çeken Bonomo, ekibinin tişörtlerinde oğlu Roman’ın çizdiği illüstrasyonlara yer vererek gecenin anlamını artırdı. Sanatçının görsel tasarımlara verdiği önem konser atmosferine estetik katkı sundu.

Görsel şovlar unutulmaz anlar yaşattı

Zengin sahne tasarımı, ışık ve görsel efektlerle desteklenen performans, izleyicilerden tam not aldı. İstanbul’un en büyük açıkhava sahnelerinden biri olan BtcTurkVadi Açıkhava, bir kez daha unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Elif Buse Doğan: “Sahnemi bir sofraya benzetiyorum”

0

“Samsak Döveci” türküsüyle viral olan Elif Buse Doğan, sahneye ve müziğe dair felsefesini anlattı: “Sahnede herkesin damak zevkine uygun lezzetler sunmak istiyorum.”

İSTANBUL –2022 yılında bir televizyon programında seslendirdiği “Samsak Döveci” türküsüyle sosyal medyada büyük ilgi gören Elif Buse Doğan, kısa sürede müzik dünyasının en dikkat çeken genç yorumcularından biri haline geldi. İstanbul’un seçkin mekânlarında sahne alan Doğan, güçlü sesi ve sahne enerjisiyle canlı müzik eğlencesinin aranan isimleri arasında yer alıyor.

Sanat eğitimiyle büyüyen bir ses

Bağlama çalmayı dedesinden öğrenerek müziğe adım atan Elif Buse Doğan, ilk müzik eğitimini özel bir kurumda aldıktan sonra Kocaeli Belediyesi Konservatuvarı’na geçti. Eğitim yolculuğu güzel sanatlar lisesi ile devam etti; ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’ndan lisans ve Haliç Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesi aldı. Şu anda sanatta doktora çalışmalarını sürdürüyor.

“Sahnemi bir sofraya benzetiyorum”

Kendisini sadece türkü yorumcusu olarak değil, geniş bir yelpazede eser seslendiren bir yorumcu olarak tanımlayan Elif Buse Doğan, sahne felsefesini şu sözlerle ifade etti:

“Çocukluğumdan bu yana halk müziği, sanat müziği ve Batı müziği eğitimi aldım. Arabesk müziği ise küçük yaşlardan beri severek dinliyorum. O dönemlerde arabesk dinlemek yadırganırdı çünkü çevrem klasik Batı müziği eğitimi alan insanlarla doluydu. Ama benim ruhum hep oradaydı. Hâlâ da öyle. Sahnemi bir sofraya benzetiyorum; sofrada sadece zeytin ya da peynir olmaz. Benim sahneme gelen dinleyici de bu çeşitliliği istiyor. Sesime yakışan her şarkıyı söylemekten büyük keyif alıyorum.”

Farklı türleri bir araya getiren müzikal bir şölen

Bugün sahnelerinde türkülerden arabeske, klasiklerden pop şarkılarına kadar uzanan geniş bir repertuar sunan Elif Buse Doğan, her performansında izleyicilerine adeta müzikal bir ziyafet sunuyor. Sahnedeki çeşitlilik ve içtenlik, onu genç kuşağın en çok ilgi gören sahne sanatçılarından biri haline getirdi.

Gülben Ergen’den Kıbrıs’ta unutulmaz konser: Yeni sahne, yüksek enerji

0

Gülben Ergen, Kaya Palazzo Resort Otel’de sahne alarak hem yeni sahne düzeni hem de enerjik repertuarıyla izleyicilerine müzik dolu bir gece yaşattı.

KIBRIS – Ünlü sanatçı Gülben Ergen, önceki akşam Kıbrıs Kaya Palazzo Resort Otel’de sahneye çıkarak yaklaşık iki saat süren muhteşem bir konser verdi. Yenilenen sahne dekoru ve sahne tasarımıyla ilk kez dinleyicilerinin karşısına çıkan Ergen, hem sahne performansı hem de sempatik tavırlarıyla büyük beğeni topladı.

Raisa Vanessa imzalı elbisesiyle göz kamaştırdı

Çiçek desenli, yırtmaçlı Raisa Vanessa tasarımı şık elbisesiyle sahneye çıkan Gülben Ergen, şıklığıyla da dikkat çekti. Sahneye çıktığı andan itibaren yaklaşık iki saat boyunca ara vermeden söylediği şarkılarla salonu coşturdu. Ergen, “Kıbrıs’ta sizlerle olmak her zaman çok özel” diyerek dinleyicilerine teşekkür etti.

Konser öncesi spa keyfi

Konser öncesinde erkenden Kıbrıs’a gelen Gülben Ergen, gününü otelin lüks spa merkezinde geçirdi. Masaj ve bakım yaptıran sanatçı, bu anları sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaştı. Paylaşımlar kısa sürede binlerce beğeni ve yorum aldı.

Yeni sahne düzeni çok beğenildi

Gülben Ergen’in sahne enerjisi ve müzikal performansı, geceye katılan tüm müzikseverler tarafından uzun süre konuşulacak bir geceye dönüştü. Yeni sahne tasarımı, ışıklandırma ve repertuar seçimiyle göz dolduran konser, hem göze hem kulağa hitap eden bir şov olarak hafızalara kazındı.

Defne Yalnız ve Halil Ergün’e Büyükçekmece Festivali’nden Yaşam Boyu Başarı Ödülü

0

26. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nde, Türk tiyatrosu ve sinemasının usta isimleri Defne Yalnız ve Halil Ergün, kültür ve sanata katkılarından dolayı “Kültür ve Sanatta Yaşam Boyu Başarı Ödülü”ne layık görüldü.

İSTANBUL – BÜYÜKÇEKMECE – Uluslararası platformda 10 kez “Dünyanın En İyi Kültür-Sanat Festivali” seçilen Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali, bu yıl 26’ncı kez sanatseverlerle buluştu. Festivalin en özel anlarından biri, usta sanatçılar Defne Yalnız ve Halil Ergün’e verilen “Kültür ve Sanatta Yaşam Boyu Başarı Ödülü” oldu.

“Kültür bir milletin hafızasıdır”

Ödülleri takdim eden Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili ve Festival Komitesi Başkanı Hakan Çebi ile FIDAF 2. Başkanı H. Gürhan Ozanoğlu, sanatçılara teşekkürlerini iletti.

Törende konuşan Başkan Vekili Hakan Çebi, “Bugün burada kültür ve sanata verdikleri katkılarla iz bırakan, topluma ilham olan çok değerli sanatçılarımızı onurlandırıyoruz. Kültür bir milletin hafızası, sanat ise o hafızanın en güçlü sesidir. Sizler bu sesin temsilcilerisiniz” ifadelerini kullandı.

Defne Yalnız: “Beni yalnız bırakmadınız”

Ödülünü alırken duygulanan Defne Yalnız, şunları söyledi:

“Bu tür ödüller, unutulmadığımızın ve hatırlandığımızın göstergesidir. Vefa’nın sadece bir semt ya da boza markası olmadığını gösterir. 18 yıl önce bu bölgeye taşındım. O günden beri Büyükçekmece Belediyesi beni hiç yalnız bırakmadı. Elimden gelen ne varsa yapmaya çalıştım. Hepinizi seviyorum. Önce sağlık, sonra bol para diliyorum. Her şey gönlünüzce olsun.”

Halil Ergün: “Sanat, hayatı dönüştürmenin anahtarıdır”

Duayen oyuncu Halil Ergün ise sahnede yaptığı konuşmada kültür ve sanatın insanlığın ortak mirası olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Sanat, uygarlığın her aşamasında öncülük etmiştir. Heykelden tiyatroya, müzikten sinemaya kadar insanlık sanatla gelişmiştir. Bu gece bizleri hatırlayıp ödüllendirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. ‘Sevgi birbirimize, barış hepimize!’ diyerek herkese sevgilerimi gönderiyorum.”

Festivalin diğer günlerinde sahne alacak yerli ve yabancı sanatçıların etkinlikleri için Büyükçekmece Belediyesi ve festival resmî kanalları üzerinden duyurular yapılmaya devam ediyor.